MİYOPATİLER
Dr. Cavit BOZ, 2002
Kas fibrillerinde ve destek dokuda oluşan patolojik, biokimyasal ve
elektrofizyolojik değişikliklerin oluşturduğu semptomlar
veya fizik bulgulara myopati denilmektedir. Nedenleri tabloda
özetlenmiştir
|
Herediter myopatiler
Becker Duchenne
Santral kor Desmin body myofibriler Minikor Nemalin X-resesif
myotubulr
Myoadenylate deaminase Glikojenoz Asit maltaz eksikliği Myofosforilaz eksikliği Kas fosfofruktokinaz eksikliği Lipogenez Karnitin palmitoil transferaz eksikliği Karnitin asetil karnitin transferaz eksikliği Orta zincirli asetil CoA dehidrogenaz eksikliği Mitekondrial myopatiler Progresif eksternal
oftalmopleji Kearns-Sayre sendromu MELAS(Mitochondrial encephalomyopathy, lactic acidosis, and strokelike) MERF(Myoclonus epilepsy with
ragged-red fibers)
İlaca
bağlı myastenik sendromlar Malign
hipertermi Peryodik
paraliziler |
Kazanılmış
myopatiler
Dermatomyozit Polimyozit Eozinofilik myopati İnklüzyon cismi myopatisi Viral myopatiler
MG LEMS Stiff-person sendromu
Paratiroid fonsiyon
bozukluğu Tiroid fonsiyon bozukluğu
ile myopati
Kortikostroidler Klorokin Kolesterol
düşürücüler Alkol Amiodarone Carbimazole Chloroquine Kolesterol düşürücüler Cimetidine Clozapine
Colchicine
Cyclosporin D-penicillamine Emetine
Altın
tuzları Growth
hormone Interferon-alpha-2b Labetalol Omeprazole Perhexiline Phenybutazolidine Phenytoin Propylthiouracil Retinoidler Tranilast Vincristine Zidovudine |
MUSKÜLER DİSTROFİLER
Musküler
distrofiler progresif kas güçsüzlüğü ve kas lifi dejenerasyonu ile giden
genetik geçişli myopatilerdir.
a) DUCHENNE MUSKULER DISTROFI :
Duchenne (Dr. Guillaume Benjamın Amand Duchenne, 1806-1875) 1868de
bu astalığı tanımlamıştır. Duchenne muskuler
distrofi (DMD) en sık gorulen MD tipidir. X-bagli resesif geçiş
gösterdiği için erkeklerde görülür. Prevalansı 4000 yeni doğan
erkekte 1dir. X kromozomunun kısa kolunda, Xp21 lokalizasyonunda yer alan
distrofin genindeki mutasyon sonucu oluşurlar. Olguların %30
kadarı yeni mutasyonlar sonuçu ortaya çıkmaktadır. Turner
Sendromu ve X kromozonu Xp21 de translokasyon olan kızlarda da
görülebilir. Bazen taşıyıcı kadınlarda hafif klinik
bulgular görülebilir.
Hastalık
distrofin geninin yokluğu sonuçu oluşur. Distrofin kas memran
fonksiyonlarını stabilizasyonunu sağlayan ve kas iskelet
yapısında yer alan bir proteindir. Yokluğunda kas harabiyetine
eğilim artar. Etkilenen çocuklar doğumda ve erken gelişim
basamaklarında normaldir. En sık görülen başlangıç
semptomları yürümede bozulma, ördekvari yürüyüş, sık
düşmeler, yaştaşlarına göre hareketlerde geri
kalmadır. Semptomlar sıklıklar 4 yaşından önce
başlar, ancak nadiren 7-8 yaşlarına kadar sinsi kalabilir.
İlk tutulan kaslar pelvik ve pektoral bölge kaslarıdır.
Proksimal kaslardaki kuvvetsizlik nedeniyle çocuk ayağa kalkmakta
zorlanır. Özellikle gastroknemius kaslarında belirgin olan pseudohipertrofiler
gelişir. Önce prone pozisyona gelip, ellerini ve dizlerini kendine çekerek
ve sadece elleri ve ayakları yerde kalarak kolları ile kendisini
yukarı itip gövdesinide ekstansiyona getirerek, adeta kendine
tırmanarak ayağa kalkar ( Gowers belirtisi). Hastalık
ilerileyicidir ve ortalama 10 yıl içinde yürüme yeteneği azalır
ve hastalar tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelirler.
Hastalığın ilerlemesi ile erektör spinal kasların da
tutulması ile lordoz gelişir. Multiple kontraktürler, deformiteler
tipik olarak hastanın ikinci dekatta yatağa bağımlı
hale gelmesine katkıda bulunur. Kalp kası da tutulur. Sıklıkla
entellektüel bozulma vardır. Hastalar ikinci veya üçüncü dekatta kardiyak
yetmezlik veya araya giren enfeksiyonlar nedeniyle kaybedilirler.
Tanı:
1. Kas enzimleri:Serum kreatin kinaz (CK),
aldolaz, LDH, AST ve ALT enzimler artar. Semptımlar yokken, hatta
doğumdan itibaren CK değerleri yüksektir. Hastalığın
ilerlemesiyle enzim yüysekliği daha az olmaya başlar. Kreatinüri ve
myoglobinüri de görülebilir. Taşıyıcılarda da CK düzeyleri
yüksek olabilir.
Tedavi:
Duchenne musküler distrofi için özel
bir tedavi seçeneği yoktur.
Fizik tedavi ve destek programı
ile erken kontraktürler engellenebilir. Gerekirse tendon serbestleştirme
operasyonları yapılır.
Hasta ve hasta
yakınlarının psikolojik destek tedavisi almaları
yaralı olabilir.
Kortikosteroidler 0.75 mg/kg dozunda 6
ay boyunca veya 10 gün tedavi ve 10 gün ara şeklinde daha uzun süre
verilebilir. Myoblast transplantasyonu ve gen transferi gibi henüz yararı
kesinleşömemiş araştırmalar da vardır.
Genetik danışmanlık
önemlidir. Aileye sonraki doğumlarda da risk olabileceği
söylenmelidir. Taşıyıcılarda CK seviyeleri yüksek olabilir.
Taşıyıcıların ve prenatal dönemdeki mutasyonların
saptanması DNA analizi ile yapılabilir.
b) BECKER MUSKULER DISTROFI
X-bağli
resesif geçişli MD nin hafif fomudur. Becker ve Keiner (1955) bu
hastalığı tanımlamıştır. İnsidans
3-6/100.000, prevalans 1/100.000 (canli dogan erkek çocuk) dir. Distrofin eksikligi
vardır. Klinik bulguları DMD ye benzer, ancak daha geç yaşlarda
başlar ve hafif seyreder. Solunum
yetmeziigi nadirdir. Erken donemde kardiak tutulum olmaz. Çogu hastada zeka
normaldir. Çogu hasta 3.-4. dekata kadar ambulatuar kalır.
EMERY-DREİFUSS MUSKÜLER DISTROFI
X
e bağlı resesif geçişlidir. Erken dönemde eklem kontraktürleri,
humeroperoneal bölge ve bazanda yüz kaslarında yavaş seyirli kas
tutulumları ile karakterizedir. Erken çocukluk döneminde başlar, 4-5.
dekatlarda hızlanır. Yavaş progresyon gösterir.
KONJENİTAL MUSKÜLER DİSTROFİLER
Doğumdan
itibaren kas güçsüzlüğü, hipotoni ve ilk 1 yıl içinde artrogipozis
gelişmesi ile karakterize bir grup distrofik kas
hastalıklarıdır. Klinik gidiş ilerleyici değildir ve
hastalık adolesan çağda stabilleşebilir.
·
Çucukluk çağının
otzomal resesif musküler distrofisi,
FASİOSKAPULOHUMERAL
DİSTROFİ
Otozomal dominant geçişlidir ve
sıklığı 100.000de 1dir. 1885 yılında Dejerine
tarafından tanımlanmıştır. Hastalıktan sorumlu
gen 4qya lokalize edilmiştir. Kaslarda distrofik
değişikliklerin yanında inflamatuar değişiklikler de
olabilir. Biiirnci veya ikinci dekatta başlar. Önce alt yüz kasları,
daha sonra trapezius ve pektoral kaslar tutulur. Spinal kasların
tutulmasıyla lumbar lordoz görülebilir. İleri dönemlerde pelvik
kaslar tutulabilir ve deve hörgüçü görüntüsüne neden olabilir. Yavaş
seyirlidir. Kalp kası tutulmaz, zeka normaldir.
Tanı:
Hastalığın aktif dönemlerinde kas enzimleri yükselebilir. EMG
ile myopatik tutulum desteklenir. Kas biobsisi ile tanı konur.
Tedavi: Destek
tedavisi ve genetik danışmanlık önemlidir.
SKAPULOPERONEAL
MUSKÜLER DİSTROFİ:
Otozomal dominant geçişlidir. Üst
ekstremitede proksimal, alt ekstremitede distal kaslar tutulur. Yavaş
seyirlidir. Kalp kası ileri dönemlerde tutulabilir, zeka normaldir.
Tanı:
hastalığın aktif dönemlerinde kas enzimleri yükselebilir. EMG
ile myopatik tutulum desteklenir. Kas biobsisi nonspesifik myopatik
değişiklikleri gösterir.
Tedavi: Destek
tedavisi ve genetik danışmanlık önemlidir.
OKÜLOFARİGEAL
DİSTROFİ:
Otozomal dominant geçişlidir.
Tipik olarak 40-50 yaşlarda bilateral ptozis ile başlar. Daha sonra
yutma zorluğu ve yüz kaslarında kuvvetsizlik eklenir. Ekstraoküler
göz kasları tamamen paraliziye gidebilir. Yavaş seyirlidir. Myastenia
Gravis ve mitokondrial myopatiler ayırıcı tanıda
düşünülmelidir. Destek tedavisi önemlidir. Gerekirse hastalarda ptozis
cerrahi olarak düzeltilebilir.
LİMB-GİRDLE
MUSKÜLER DİSTROFİ (ekstremite-kuşak tipi):
Otozomal resesif geçişlidir. 2. veya 3. dekatlarda başlar.
Genelde asimetrik olarak kalça kuşağı kaslarını
tutulumu ile başlar. Daha sonra üst ekstremite kuşak kasları
tutulur. Yavaş seyirlidir.
Kalp
kası ileri dönemlerde tutulabilir, zeka normaldir.
Tanı:
Hastalığın
aktif dönemlerinde kas enzimleri yükselebilir. EMG ile myopatik tutulum
desteklenir.
Tedavi:
Destek tedavisi önemlidir.
DİSTAL MUSKÜLER DİSTROFİLER.
Primer
olarak el ve ayak kaslarını etkileyen bir grup hastalıktır.
Adült ve juvenil fomları vardır. Yavaş seyirlidir ve hayat
süresini etkilemez.
Tanı:
Hastalığın aktif dönemlerinde kas enzimleri yükselebilir. EMG
ile myopatik tutulum desteklenir.
Tedavi: Destek
tedavisi önemlidir.
MYOTONİ
İLE GİDEN KAS HASTALIKLARI
Myotoni istemli kontraksiyon, perküsyon
veya elektriksel uyarı ile oluşturulan kaslardaki uzamış
kasılma durumunu tanımlar. Myotonik distrofi, myotonia konjenita,
paramyotonia konjenita ve hiperkalemik peryodik paralizilerde görülebilir.
a) MYOTONİK
DİSTROFİ:
Otozomal dominant geçişlidir. 19.kromozomda
defektli gensaptanmıştır. Sarkolemmal membran fonksiyon
bozukluğu vardır ve klor kanallarında geçirgenlik
azalmıştır İnsidansı 4.9-11/100.000dir. Multisitem bir bozukluktur.
İlerleyici kas güçsüzlüğü ve myotoniye katarakt, kardiak tutulum,
testikuler atrofi, frontal kellik gbibi sistemik tutulum bulgularıda
eşlik eder.
Klinik
bulgular 20 yaş civarında başlar (20-50). İlk bulgu
genellikle myotonidir ve üst ekstremite distallerinden bailar, daha sonra
diğer kaslara yayılır. Kas atrofileri önce elleri, ön kol
kaslarını etkiler, daha sonra yüz ve alt ekstremite kaslarına
yayılır. Yüz kaslarındaki atrofi nedeniyle tipik yüz görüntüsü
ve ptozis karakteristik bulgularıdır. Kas atrofileri ilerleyince
myotoni azalabilir. Sertlik ve miyotoni soğukta artar. Diğer organ
sistemleride tutulur.
Kalpte mitral kapak prolapsusu ve
atrial flutter görülebilir, hatta ani ölümlere yol açabilir.
Katarakt olguların %90ında
gelişir.
Mental retardasyon görülür.
Endokrin sistemlerde tutulabilir.
Primer gonadal atrofi ve empotans görülür. Diabete eğilim
artmıştır ve sıklıkla glukoz tolerans testi bozuktur.
Erkelerde erken dönemlerde frontal
kellik görülür.
İşitme kayıpları ve
bazı hastalarda polinöropati nadiren görülebilir.


Tanı:
·
Ellerin
birkaç dakika soğukta kalması myotoniyi artırabilir.
Tedavi:
Myotoni
tedavisinde fenitoin, prokainamid, asetazolamide ve kinin etkilidir.
Prokainamid yan etki olarak kalp bloğu yapabilir. Son yillarda
mexiteline'le myotonide iyi sonuçlar bilinmektedir.
b)MYOTONİA KONJENİTA
Otozomal
dominat geçen ve benign karekterli formu Thomsen hastalığı
olarak, Ortozomal resesif geçen ve daha ağır formu Becker tipi
myotonia konjenita olarak bilinir. Myotoni genelde tüm kasları tutar, göz kapağında
belirgindir, soğukta artar, egzersizle azalır. Dil kaslan
etkilendiginde konuşma bozulur. Başlangıç 6-7 yaşlannda
olup, puberte sonrasi durağan seyreder. Kas hipertrofileri
yaygın. Kardiak tutulum olmaz.
Tanı
ve tedavi basamakları myotonik distrofi gibidir.
c)SODYUM KANALOPATILERI:
Thomsen, Becker ve myotonik distrofide
klor kanallarında patoloji varken, paramyotonia konjenita, hiperkalemik
peryodik paralizi, myotonia fluktuans ve asetazolamide cevaplı
myotonilerde sodium kanalları ile ilgili genetik sorun vardır.
Paramyotinia konjenita: Myotonia
konjenitadan farkli olarak egzersizle ţikayetler artmaktadır. Otozomal
dominant geçiţlidirler.
INFLAMATUAR
MYOPATILER:
Myozit kasın patolojik olarak
inflamatuar hücrelerle infiltrasyonu, klinik olarak ağrı, hassasiyet
ve kuvvat kaybı ile giden kas hastalığıdır.
Idiopatik
Polimyozit-Dermatomyozit (PM-DM)
Granulomatoz myozit
Inkluzyon cismi myoziti
Eozinofik myozit
Enfeksiyoz myopatiler:
Viral
Fungal
Bakteriyel
Parazitik
a) POLIMYOZIT
Polimyozitis
kaslarda dejenerasyon ve enflamasyonla giden proksimal myopati, bazen disfaji
ve boyun kaslarında güçsüzlükle karakterize bir hastalıktır. Erişkinlerde
görülür. Etyoloji ve pategenez tam bilinmemektedir ancak antijene
bağlı sitotoksisite nedeniyle T hücrelerinin neden olduğu
otoimmun bir reaksiyon düşünülmektedir. Kas biobsisinde kas liflerinde
nekroz ve inflamatuar hücre infiltrasyonu görülür. Hastalık genelde ikinci
dekattan sonra görülür. Proksimal kas güçsüzlüğüne myalji vae kaslarda
hassasiyet eşlik eder. Yutma kasları da tutulabilir. Diğer otoimmun
hastalıklar ile birlikte görülebilir. İnsidansı 5/1.000.000'dir.
Kadınlarda iki kat daha sıktır. Genetik yatkınlık
gösterilememiştir.
Tanı:
·
CK, aldolaz ve myoglobulin düzeyi artmış
olabilir.
Tedavi: Otoimmun bir
hastahk oldugundan tedavide immun supresyon yapan ilaçlar kullanılır.
Erken ve uygun tedavi onemlidir.
Prenizolon 100 mg/gün dozunda 4 hafta süre ile
verilir. Daha sonra klinik cevaba göre doz azaltılır ve idame
tedavisi yapılır. Steroid tedavisi olguların % 50'sinden
fazlasida iyileşme sağlar.
IVIG: Tedavide ikinci seçenektir. Bu tedavinin daha etkili
olduğu bildirilmektedir. Aynı zamanda steroid tedavisi de devam edebilir.
İmmunsupresif tedavi: Steroid ve IVIG
tedavisine cavap yoksa azotiopirin, methotrekxate gibi immuosupresif ilaçlar
kullanılır.
b)
DERMATOMYOZİT
Karakteristik deri döküntüsünü
eşlik ettiği ilerleyici bir myopatidir.
Çocuklarda ve erişkinlerde
görülen formları vardır. Diğer otoimmun hastalıklar ve
malinite ile birlikteliği olabilmektedir. Karakteristik olarak göz
kapaklarında heliotorpik döküntü ve parmaklarda eritemli kabarık
erupsiyonlar ile karakterizedir. Bu lezyonlar ışığa maruz
kalmakla artar. Kas güçsüzlüğü proksimal kaslardan başlar. Kas
ağrıları görülür.
Tanı ve tadavi polimyozitteki
gibidir.
c) INKLUZYON BODY MYOZITI
Yavaş
seyirli, iskelet kasi stoplazma ve nukleusunda inklüzyon cisimcikierinin
görülmesi ile karakterize kronik bir myopatidir. Genelde
yaşlı erkeklerde görülür.
METABOLIK
VE ENDOKRIN MYOPATILER
a) CUSHİNG SENDROM VE
STEROİD MYOPATİ:Cushing sendromunda % 50-80 hastada
proksimal kaslarda belirgin olan myopati görülür.
b) PRIMER
HIPERALDOSTERONISM: Periodik paralizi oluşur. Addison
hastalığında yaygın kas güçsüzlüğü gelişebilir.
c) HIPERTIROIDI proksimal
kasları tutan myopatiye neden olabilir.
d) HIPOTIROIDIYE
bağlı myopati: konjenital veya spontan olabilir. Kas güçsüzlüğü
ve kramplarla gider. Hormon replasman tedavisine iyi cevap verir.
e) GLIKOJEN VE LIPID DEPO hastalıklarıda myopatiye neden olabilir.
f) MITOKONDRIAL MYOPATI ve
ENSEFALOMYOPATILER :
Bu heterojen grup, ortak özellikleri
kas mitokondri anormalliği gösteren ragged red lifler olan birçok
hastalığı içermektedir.
Kearns-Sayre sendromu: Kronik,
progresif oftalmopleji, retinal dejenerasyon, kalp bloğu ve BOSsa protein
artışı ile karakterize hastalıktır.
MELAS: Mitokondrial
myopati, ensefalopati, laktik asidoz, strok benzen epizodlar vardır.
MERRF: (Myoklonik epilepsi, ragged red fibers
görülür.
g)PERYODIK PARALIZELER
Sebebi
tam olarak bilinmeyen, tekrarlayıcı güçsüzlük ataklan, refklekslerin
alınamamsı ve elektriksel uyarıya periferik sinirlerin
yanıt vermediği familyal hastalıklardır. Gençlerde görülürler.
Patogenezi tarn bilinmemekle birlikte kas memranlaında iyon transportunda
bir tutulum olabilir. Serum potasyum degerlerine gore hipo, normo ve hiper
kalemik tip diye adlandırılırlar. En sık görülen
hipokalemik tiptir. Paralizi atakları bir kaç güne kadar devam edebilir.
DTR'ler azalır veya kaybolur. Solunum kasları ve cranial kaslar
etkilenmez.
Peryodik
paralizi ve nondistrofik myotonilerin klinik özellikleri
|
|
Hipokelemik peryodik paralizi |
Hiperkalemik peryodik paralizi |
Paramyotoia
konjenita |
Myotonia
konjenita |
Jeneralize
myotoni |
|
Peryodik
paralizi |
+ |
+ |
+ |
|
|
|
Myotoni |
- |
+ |
+ |
+ |
+ |
|
Güçsüzlüğü
artıran etken |
Soğuk,
karbonhidratlar |
Soğuk |
Soğuk |
|
|
|
Güçsüzlüğü
iyileştiren etken |
Potasyum Asetazolamid |
Karbonhidratlar Asetazolamid |
Karbonhidratlar Asetazolamid |
|
|
|
Kas
katılığı |
- |
+ |
+++ |
+++ |
+++ |
|
Genetik
geçiş/kromozom |
OD, 1q |
OD, 17 q |
OD 17 q |
OR, 7 q |
OR, 7 q |
|
İlgili kanal |
Ca |
Na |
Na |
Cl |
Cl |
|
Tedavi |
Atak tedavisinde oral KCL,
proflakside asetozolamid, düşük karbonhidratlı diyet, yüksek K lu
diyet |
Atak tedavisinde kalsiyum
glukonat, nacı, proflakside asetozolamid verilir |
Soğuk
ortamdan kaçınma |
Mexiletine Fenitoin Prokainamide Asetazolamide |
|
İLACA
BAĞLI MYOPATİLER:
Genelde
proksimal kas tutulumu olur. En sık neden kortikosteroidlerdir.
Kaynak: